Posts Tagged chp

CHP’den Durak hakkında suç duyurusu

CHP İl Başkanı Serdar Seyhan, şikâyet dilekçesini, Belediye Başkan adayları Ümit Özgümüş, Turan Özer, Turgay Develi ve avukatı Yusuf Akıncı ile birlikte Cumhuriyet Savcılığı’na verdi.

Daha sonra adliye sarayı önünde basın açıklaması yapan Seyhan, Adana’da sandık sonuç tutanaklarının değiştirildiğine dair görüntüler ile belgelerin ortaya çıkmasıyla savcılığın şüpheli kişiler hakkında soruşturma başlattığını kaydetti.

Yapılabilecek spekülasyonların soruşturmayı olumsuz etkileyebileceği gerekçesiyle savcılığın konuyla ilgili “gizlilik kararı” aldığını ifade eden CHP İl Başkanı Seyhan, “Ancak bu gizlilik kararına rağmen Aytaç Durak, 10.04.2009 günü yaptığı basın toplantısında Cumhuriyet Savcılığı’nın bu soruşturma evrakı hakkında takipsizlik kararı verdiğini açıklamıştır. Henüz böyle bir durum olmamasına rağmen ’soruşturmanın durdurulduğu’ şeklindeki bir açıklama, devam etmekte olan bir davanın sonucunu doğrudan etkilemeye yönelik bir çabadır. Bu da suçtur.” dedi.

CHP Adana İl Başkanı Seyhan, yine Büyükşehir Belediyesi Basın Bürosu görevlilerinin “Cumhuriyet savcısı açıklama yapacak, adliyeye gidin.” şeklinde açıklama yaparak basın mensuplarını savcıya yönlendirdiğine dikkat çekti.

İl Başkanı Seyhan, soruşturma devam ederken bu yönde açıklama yapılarak, ‘gizlilik kararını ihlal suçu’ işlediğini vurguladı.

Seyhan, şunları söyledi: “Hakkında gizlilik kararı olan soruşturma evrakının failleri arasında bulunan şahıslarla, tanıkların ifadeleri henüz tamamen alınmamış. Buna rağmen şüpheliler tarafından yapılan açıklamanın soruşturmayı etkilemeye yönelik olduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle biz CHP olarak bu girişimin suç olduğu düşünüyoruz.”

Yeni seçilen meclis üyelerinin belediye meclisinin ilk toplantısına katılıp katılmamaları yönündeki bir soruya ise Serdar Seyhan, usulsüzlük ve hilenin yapıldığı bir seçimin meşru olmadığını söyledi.

Meşru olmayan bir belediye seçim sonuçlarının alt kurullarının oluşmasının doğru uygulama olmayacağını anlatan Seyhan, “Meclis üyeleri de henüz Türkiye kamuoyunda meşruluğu tartışılan bir belediye başkanlığının işlevliğini doğru bulmamışlardır. Hala meclis gruplarının toplanamamış olması, Adana’da seçimlerin meşru olmadığının ayrı bir ifadesidir. Kurulları bir araya gelmeyen bir belediyenin kente hizmet etmesi söz konusu değildir. Belediyelerin hukuka uygun toplanıp hizmet edebilmelerinin tek koşulu bu seçimlerin iptal edilip, yenilenmesidir.” şeklinde konuştu.

CHP İl Başkanı Seyhan, Aytaç Durak’ın ortaya çıkan tartışmalardan büyük rahatsızlık duyduğunu da belirtti.

Bu gelişmeler sonrasında Durak’ın da seçimlerin iptal edilebileceğini gördüğünü savunan Seyhan, bu durumun da tedirgin ettiğini ileri sürdü.

Aytaç Durak’ın bu süreçle ilgili usulsüzlükleri kamuoyuna duyuran basın-yayın organlarını da hedef alır hale geldiğini dile getiren Seyhan, “Bunu biraz (Durak’ın) süreci görmesinin getirdiği kaygıya bağlıyorum.” değerlendirmesini yaptı.

Yorum Yapın

2009 yerel seçim sonuçları

İşte yerel seçimlerde kazanan adaylar…
Açılan sandıklardaki oranlara göre bazı adaylar en yakınlarındaki rakiplerini en az ikiye katladı ve şimdiden seçim galibiyetini ilan etti. İşte resmi olmayan seçim sonuçlarına göre kazanan başkan adayları:

Adana – Aytaç Durak – MHP – % 29,96

Adıyaman – Muhammet BÜYÜKASLAN – AK PARTİ – %49,53

Afyon – BURHANETTİN ÇOBAN – AK PARTİ – %48,09

Ağrı – Hasan Arslan – AK PARTİ – % 39,61

Aksaray – NEVZAT PALTA – AK Parti – %59,11

Amasya – CAFER ÖZDEMİR – AK PARTİ – %40,07

Ankara – İ.Melih Gökçek – AK PARTİ – % 38,45

Antalya – MUSTAFA AKAYDIN – CHP – %41,37

Ardahan – FARUK KÖKSOY – AK PARTİ – %37,06

Artvin – Emin ÖZGÜN – CHP – %43,66

Aydın – Özlem Çerçioğlu – CHP – %26,48

Balıkesir – MHP – İsmail OK – %41,43

Bartın – CEMAL AKIN – MHP – %39,90

Batman – NEJDET ATALAY – DTP – %61,19

Bayburt – H.Ali Polat – AK PARTİ – % 35,79

Bingöl – SERDAR ATALAY – AK PARTİ – %44,11

Bitlis – FEHMİ ALAYDIN – AK PARTİ – % 43

Bolu – ALAADDİN YILMAZ AK PARTİ – %44,71

Burdur – Sebahattin Akkaya – AK PARTİ – % 40

Bursa – RECEP ALTEPE – AK Parti – %51,21

Çanakkale – Ülgür GÖKHAN – CHP – %39,54

Çankırı – İrfan DİNÇ – AK PARTİ – %46,97

Çorum – MUZAFFER KÜLCÜ – AK PARTİ – %46,14

Denizli – NİHAT ZEYBEKCİ – AK PARTİ – %41,00

Diyarbakır – OSMAN BAYDEMİR – DTP – %66,68

Düzce – İSMAİL BAYRAM – AK PARTİ – %42,92

Edirne – HAMDİ SEDEFÇİ – CHP – %57,55

Elazığ – MEHMET S.SELMANOĞLU – AK PARTİ – %47,98

Erzincan – Yüksel Çakır – AK PARTİ – % 51,20

Erzurum – AHMET KÜÇÜKLER – AK PARTİ – %56,03

Eskişehir – YILMAZ BÜYÜKERŞEN – DSP – %52,39

Gaziantep – ASIM UĞUR GÜZELBEY – AK PARTİ – %53,30

Giresun – Kerim AKSU – CHP – % 46,57

Gümüşhane – MUSTAFA CANLI – MHP – %42,27

Hatay – Lütfü SAVAŞ – AK PARTİ – %50,74

Hakkari – FADIL BEDİRHANOĞLU – DTP – %78,97

Iğdır – MEHMET NURİ GÜNEŞ- DTP – %36,73

Isparta – Y.Ziya Günaydın – MHP – %39

İstanbul – Kadir Topbaş – AK Parti – % 44,35

İzmir – AZİZ KOCAOĞLU – CHP – %57,75

K.Maraş – MUSTAFA POYRAZ – AK PARTİ – %64,50

Karabük – Rafet Vergili – MHP – 31,00

Karaman – Kamil Uğurlu – AK PARTİ – % 49,16

Kars – NEVZAT BOZKUŞ – AK PARTİ – %32,76

Kastamonu – TURHAN TOPÇUOĞLU – MHP – % 47,9

Kayseri – MEHMET ÖZHASEKİ – AK PARTİ – %61,92

Kırıkkale – VELİ KORKMAZ AK PARTİ – %31,78

Kırklareli – CAVİT ÇAĞLAYAN CHP – %49,88

Kırşehir – YAŞAR BAHÇECİ – AK PARTİ – %37,25

Kilis – MEHMET ABDİ BULUT – AK PARTİ – %50,12

Kocaeli – İbrahim KARAOSMANOĞLU – AK PARTİ – %46,86

Konya – TAHİR AKYÜREK – AK PARTİ – %67,92

Kütahya – MUSTAFA İÇA – AK PARTİ – %60,95

Malatya – AHMET ÇAKIR – AK PARTİ – %53,27

Manisa – CENGİZ ERGÜN – MHP – %38,56

Mardin- MEHMET BEŞİR AYANOĞLU – AK PARTİ – %45,43

Mersin – MACİT ÖZCAN – CHP – %31,44

Muğla – OSMAN GÜRÜN – CHP – %44,7

Muş – NECMETTİN DEDE – AK PARTİ – %51,26

Nevşehir – HASAN ÜNVER – AK PARTİ – %52,99

Niğde – FARUK AKDOĞAN – AK PARTİ – %39,18

Ordu – Seyit Torun – DSP % 51,94

Osmaniye – KADİR KARA – MHP – %48,90

Rize- HALİL BAKIRCI AK PARTİ – %46,18

Sakarya – ZEKİ TOÇOĞLU – AK PARTİ – %45,30

Samsun – YUSUF ZİYA YILMAZ – AK PARTİ %48,79

Siirt – SELİM SADAK – DTP – %49,43

Sinop – BAKİ ERGÜL – CHP – %52,08

Sivas – Doğan Ürgüp – BBP % 50,78

Şanlıurfa – EŞREF AHMET FAKIBABA – BĞSZ – %45,60

Şırnak – RAMAZAN UYSAL – DTP – %53,64

Tekirdağ – ADEM DALGIÇ – CHP – %44,92

Tokat – ADNAN ÇİÇEK – AK PARTİ -%49,61

Trabzon – ORHAN F. GÜMRÜKÇÜOĞLU – AK PARTİ – %46,64

Tunceli – EDİBE ŞAHİN – DTP – %32,21

Uşak – ALİ ERDOĞAN – MHP – %39,57

Van – BEKİR KAYA – DTP – %52,32

Yalova – YAKUP KOÇAL – DP – %35,43

Yozgat – YUSUF BAŞER – AK PARTİ – %54,80

Zonguldak – İSMAİL EŞREF – CHP % 44,64

Yorum Yapın

Barzani’nin af isteğine Gül ne dedi?

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Irak ziyaretinin ikinci gününde kuzeydeki bölgesel yönetimin başbakanı Neçirvan Barzani ile görüştü. Barzani, terör örgütü PKK’ya yönelik bir affın sorunun çözümüne çok yardımcı olacağını söyledi. Bu açıklamanın ardından Gül, “Af konusu bizim meselemiz, başkasıyla konuşmam” dedi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Irak temasları kapsamında, kuzeydeki bölgesel yönetimin yetkilisi Neçirvan Barzani ve beraberindeki yetkilileri kabul etti. Yaklaşık 1 saat 15 dakika süren görüşmede, bölgesel yönetimle Türkiye arasındaki ilişkiler ve terör örgütü PKK ile mücadele konuları ele alındı. Görüşmeden sonra Türk basın mensuplarına açıklama yapan Barzani, görüşmeyi çok önemli olarak değerlendirdiklerini belirterek, “Her iki taraf arasındaki ilişkileri güçlendirmek için çok büyük bir adımdı bu görüşme. Tabii ki Türkiye bizim açımızdan çok önemli bir ülke. Biz Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak istiyoruz. Biz aynı zamanda Türkiye’nin endişelerini çok iyi anlıyoruz” dedi.

Barzani bir soru üzerine, bölgesel yönetimin Irak anayasasına göre hiçbir şekilde topraklarından komşu ülkelere saldırılmasını kabul edemeyeceğini, Irak anayasasındaki bu maddeye bağlı olduklarını söyledi. Barzani, özellikle Irak’ın kuzeyinden ve Irak’tan başka komşu ülkelere saldırılmasını kabul etmediklerini kaydetti.
Irak Devlet Başkanı Celal Talabani’nin dün yaptığı, “PKK ya silahı bıraksın ya da Irak’ı terk etsin” şeklindeki açıklamasıyla ilgili olarak Barzani, “Biz kendi tutumumuzu tekrarlıyoruz, Talabani’nin tutumunu da destekliyoruz. Buna rağmen, Türkiye ile ilişkilerimiz sadece bu konudan ibaret değil. Bizi birleştiren, bir araya getiren başka şeyler de vardır. Bu sorununun sadece güçle çözülebileceğine inanmıyoruz, başka alternatifler olmalı” diye konuştu.
Terör örgütü PKK ile mücadele konusunda atılacak somut adımlarla ilgili bir soruya ise Barzani, “Güvenlik konularından sadece bir tanesidir bu. Daha önce attığımız adımları sürdürüyoruz” cevabını verdi.

Barzani, terör örgütü PKK’ya yönelik bir af konusundaki düşüncelerinin orulması üzerine, “Böyle bir adım atılırsa çok önemli olur. Sorunun çözümü için çok yardımcı olur. Bunu destekliyoruz” dedi.

Bu arada, Kürt yönetiminin başkanı Mesud Barzani’nin Türkiye’ye gelme isteği iletildi.

Yorum Yapın

‘GAVUR İZMİR’, ‘YİĞİT İZMİR’ OLDU

Başbakan Tayyip Erdoğan, Dün Partisince İzmir’in Gündoğdu Meydanı’nda Düzenlenen Mitingte, daha önce imada bulunduğu İzmir’e Övgüler Yağdırdı.

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Tayyip Erdoğan, dün partisince İzmir’in Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenen mitingte, İzmir’e övgüler yağdırdı.

Erdoğan’ın 18 Aralık 2005 tarihinde Buca’da AKP’nin İl Teşkilatı’nın yemeğinde konuşurken, “İzmir için zaman zaman kullanılan ifadeler vardır. İlk seçimde inşallah bu yakıştırmaları İzmir silip atacaktır” sözleri tartışma yaratmıştı. Muhalefet partileri Başbakan’ın bu sözleriyle ’Gavur İzmir’ yakıştırması yaptığını savunmuş ve buna tepki göstermişti.

Yiğit izmir’e selam

Erdoğan konuşmasına, “İzmir’in yiğit, mert insanları, çatal yürekli efelerini selamlıyorum” diyerek başlayıp, şöyle devam etti: “İzmir ilkler şehridir. Vatan savunmasına İzmir’de atılan ilk kurşunla başlanıldı. İstiklal Savaşı’nı kazanan Türkiye’nin istikbal imkanı bu kentten doğdu. İzmirli büyük düşünür. İnanıyorum ki 29 Martta da büyük düşünecektir.”

Hangi savcıyla konuştum

Erdoğan, Balıkesir mitinginde ise şunları söyledi: “Bahçeli son birkaç gündür tutturdu gidiyor. ’Başbakan kapılar arkasında, karanlık odalarda hangi savcılarla görüştü de milletvekili seçildi, bunu açıklasın’ diye. Hukukta iddia sahibi iddiasını ispatla mükelleftir. Böyle bir iddianın sahibiysen eğer dürüstsen açıklamaya mecbursun. Açıklamadığın taktirde müfteri ve namert olarak anılacaksın. Erdoğan’ın karanlık odalarda görüştüğü hiçbir savcı yoktur. İftira atanlara sandığı mezar yapın.”

İzmir karşılaması

ERDOĞAN, İzmir’de Gündoğdu Meydanı’nda yaklaşık 35 bin kişiye konuştu. Başbakan alana gelmeden önce, Birinci Kordon’daki meydana bakan bazı evlerde asılı olan, CHP’li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Aziz Kocaoğlu’nun posterleri, kalabalığın tahrik edilmemesi gerekçesiyle, polisin uyarısıyla ev sahiplerine kaldırtıldı. AKP bayrak ve flamaları bulunan tekneler de sahile geldi. Teknelerden birindeki pankartta Cengizhan, Atatürk ve Erdoğan’ın resimleri yan yana yer aldı.

Yorumlar (1)

CHP-AKP’NİN MİTİNG ÇEKİŞMESİ

İstanbul Valisi Muammer Güler, AK Parti ve CHP’nin Aynı Gün, Aynı Meydanda Miting Yapmasının Fiilen Mümkün Olamayacağını Belirtti. İstanbul Valisi Muammer Güler, AK Parti ve CHP’nin aynı gün, aynı meydanda miting yapmasının fiilen mümkün olamayacağını belirterek, konunun Zeytinburnu İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nca yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Güler, AK Parti ve CHP’nin yerel seçim öncesi 22 Martta Kazlıçeşme’de yapacağı mitinge ilişkin soru üzerine, bu konuda çok yanlış bir bilginin kamuoyuna intikal ettiğini söyledi. Seçim kanununa göre, son 10 günün, yani 19 Mart ile 28 Mart akşamına kadar olan sürenin propaganda serbestliği dönemi olduğunu anımsatan Güler, bu dönemde açık ve kapalı yer toplantıları ile diğer propaganda faaliyetlerinin il ve ilçe seçim kurullarının gözetiminde sürdürüldüğünü anlattı. Bu döneme mahsus olmak üzere il ve ilçe seçim kurullarına belirli meydanları tahsis ettiklerini ifade eden Güler, bu dönemde meydanların siyasi partilere dağıtımının seçim kurullarının gerçekleştirdiğini, bu konudaki tahsisi ise Zeytinburnu İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nın yaptığını bildirdi. ”Valilikçe böyle bir tahsis söz konusu değildir” diyen Güler, valiliğin sadece 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na uygun olan talepleri değerlendirdiğini kaydetti. Güler, konuşmasını şöyle sürdürdü: ”Aynı gün iki büyük partinin, iktidar ve anamuhalefet partisinin, çok sayıda vatandaşın da katılımının da söz konusu olacağı bir yerde, arasında iki saat de üç saat de olsa miting yapılması çok zor. Çünkü onbinlerce, yüzbinlerce kişi aynı güzergahları kullanarak alana gelecek ve boşaltacak, meydanlar öncesinde bayraklandırılacak, sahne hazırlanacak. Bu fiilen mümkün değildir. Bunun ilçe seçim kurulu başkanlığınca muhakkak yeniden değerlendirilmesi lazımdır. Veya siyasi partilerin buna uygun olarak bir karara varmaları lazımdır. Ben bu konudaki zorluğu İl Seçim Kurulu Başkanı’na da intikal ettirdim.” Vali Güler, aynı yerde iki büyük partinin veya çok katılımın olacağı varsayılan iki büyük açık hava toplantısının olmasının, güvenlik tedbirleri açısından, trafik açısından zor olacağını belirterek, bunun, vatandaşların alanı süresi içinde boşaltması, diğer mitingin hazırlanması gibi propagandanın şartlarına uygun harekat tarzını da etkileyeceğini söyledi.

Yorum Yapın

CHP’den, ”10 Deniz Feneri” sorusu

Ankara (AA)- CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, Deniz Feneri e.V. davası ile AK Parti iktidarı arasında ilişki olup olmadığı konusunda Alman makamlarından 10 soruyla ilgili bilgi alınması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına başvuracaklarını bildirdi.

TBMM’de, Deniz Feneri davasına ilişkin CHP MYK üyesi Ali Kılıç ile basın toplantısı düzenleyen Okay, Almanya’daki Deniz Feneri dava dosyasının 170 gün sonra Türkiye’ye geldiğini, bunun da ”önemli bir etap” olduğunu söyledi. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’nin ”Bana ne yurt dışındaki bir davadan yahu…” dediğini, AK Parti sözcülerinin ise suçluların telaşı içinde gerçekleri ortaya çıkarmak isteyenlere iftira attıklarını iddia eden Okay, hukuk devletinde, eğer bir iddia varsa, ”Deliller ortaya konsun, araştırılsın” denilmesi gerektiğini belirtti.

Okay, 170 günlük sürede olası delillerin karartılabileceğine işaret ederek, ”Sizlerle paylaşacağım soruları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettireceğiz” diye konuştu. Okay, daha sonra, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından araştırılmasını istedikleri 10 soruyu okudu. Buna göre sorular şöyle:

”1- Almanya Vakıfbank Şubesi 25 Nisan 2007 tarihinde basıldıktan sonra Vakıfbank Genel Müdürlüğü bir soruşturma başlattı mı? Bu baskın niçin yapıldı? Türkiye’nin itibarını zedeleyen bu baskından sonra ne gibi diplomatik girişimlerde bulunuldu?
2- Hükümetin bankalardan sorumlu Devlet Bakanı, ‘Yurtdışında bir Türk bankası neden basılır, bu onur kırıcı bir şey’ deyip bir inceleme yaptırdı mı? Yaptırdıysa bu incelemenin sonuçları ne oldu?
3- Deniz Feneri ile ilişkili kişiler Almanya Vakıfbank Şubesinden ne tutarda kredi kullandı? Bu krediler hangi tarihlerde kimler ya da hangi şirketler üzerinden geri ödendi? Kara paranın aklandığına ilişkin iddialar incelendi mi?
4- Deniz Fenerinin Almanya’daki merkezine hangi kırmızı pasaportlular gitti?
5- Başbakan’ın oğlu Deniz Feneri’nin Almanya’daki merkezine gitti mi?
6- Zahid Akman, 15 Şubat 2007 tarihinde İstanbul 28. Noterinde yapılan işlemle Almanya sınırları içinde Mehmet Gürhan’a genel vekaletname verdi mi? Bu genel vekaletname ile hangi şirketlere ilişkin hangi işlemler yapıldı?
7- Zahid Akman, kurduğu şirketlerin ana sermayesini nereden buldu?
8- Bu şirketlerdeki hisselerini RTÜK Başkanı olduktan sonra devrettiğini açıklamıştı. Bu devirden ne kadar para kazandı? Yaptığı işlemlerin vergisini ödediğine ilişkin belgeleri niçin kamuoyuna açıklamadı?
9- Zahid Akman OFWG adlı kooperatif adına Hilton Otelinde kaldı mı? Sonra Solingen’e bina satın almak için gitti mi?
10- Almanya’nın Darmstadt kentinde uyuşturucu ve kara para aklama dosyasında adı geçen Şükrü Gültekin, Zahid Akman’ın Genel Müdürü bulunduğu ASSPLAN Şirketinin kardeş kuruluşu olan ASSTEAM’e 1 milyon 290 bin AVRO para gönderdi mi?”

Okay, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirecekleri soruları, ilgili bakanlara soru önergeleriyle yönelttiklerini, ancak yeterli ve tatmin edici cevap alamadıkları kaydetti.

Yorum Yapın

Bahçeli’den AKP ve CHP’ye “omurgasız” suçlaması

ANKARA (ANKA) -MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 29 Mart yerel seçimleri öncesinde Türk siyasetinin gerginlikten beslenen kronik istismar tacirlerinin yeniden sahneye çıktığını belirterek “İktidar ve ana muhalefet arasında manevi değerlere sahip çıkma yarışı ve din istismarcılığı tartışması başlaması siyasi zafiyet ve omurgasızlık örneği olarak uzun süre hafızalardan silinmeyecektir” diye konuştu. Bahçeli, milletvekillerine ve belediye başkan adaylarına “Oturmayacağız, beklemeyeceğiz, dinlenmeyeceğiz. Milletimize, komşumuza, arkadaşımıza, akrabamıza koşacağız” diye seslendi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin Meclis Grup toplantısında yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın ele geçirilmesinin yıldönümü nedeniyle yapılan eylemleri eleştiren Bahçeli, hükümetin ise son zamanlarda artan ve sokaklara taşan bölücü tahrikleri seyretmekle suçladı. Bahçeli “”Konuya başından beri duyarsız olan AKP zihniyeti, yaklaşan seçimin getirdiği oy kaygısı ile daha da silikleşmiş ve Türkiye’nin bazı yörelerinde alanı bölücülere terk etmiştir. Gelişmeler yaklaşan ilkbaharla birlikte yıllardır oynanan oyunun tekrarlanmaya çalışıldığının, bu yıl seçim ortamı ile de birleştirilerek yeni bir terör ve baskı sürecinin başlatılacağının işaretini vermektedir” dedi.

-“KÜRT KONFERANSI KAYGI VERİCİ”-

Bahçeli, ‘hükümetin Barzani ile kucaklaşma projesinin giderek Türkiye’den de destek ve zemin bulacağı’nın anlaşıldığını belirtirken bir ay sonra Erbil’de yapılması planlanan “Kürt Konferansı”nı da eleştiren Bahçeli, “Küresel bir projenin sivil toplum acentesi gibi faaliyet gösterenlerin çıktıkları bu yolda, kendi ifadeleri ile ‘Kürt siyasi grupları’ olarak tanımladıkları tarafların Erbil’de düzenleyecekleri konferansı alkışlamaları önümüzdeki yeni bir sürecin açıldığını göstermektedir. Bir gün bile kendisi olamayanların ve ne olduklarını bir türlü ilan edemeyenlerin, bir araya geldiklerinde ‘hepimiz’ diye başlayarak toptancı bir anlayışla sürekli başkaları olduklarını ilan etmeleri tam bir sözde aydın başıbozukluğu ve kokuşması olarak tarihe geçecektir” diye konuştu.

-“KİRLİ İLİŞKİLER AĞI BİRER BİRER ÇÖZÜLMEYE BAŞLADI”-

29 Mart’ta yapılacak yerel seçimleri hatırlatan Bahçeli seçimlerin sadece yerel yöneticilerin bir seçimi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Yerel seçimlerin milletin AKP iktidarını sorgulayacağı ve CHP’nin ‘çatışmacı siyasetine duy diyeceği’ bir sınav alanı olacağını kaydeden Bahçeli “Hiçbir bahane ve istismar bu uyanışın önüne geçemeyecek ve AKP iktidarı gerçekler karşısında sorgulanacaktır.” dedi. Milletvekillerinden ve belediye başkan adaylarından milletle kucaklaşmasını isteyen Bahçeli şunları söyledi:

“Seçimlere gidilen süreçte siyasi partiler çok ciddi bir siyasi ahlak ve samimiyet sınavından geçmekte, Türk milleti yaşanan gelişmeleri izlemektedir. Türk siyasetinin gerginlikten beslenen kronik istismar tacirleri bir kez daha aynı anlayışla sahneye çıkmış, gerginlik ve çatışma terazisinin iki kefesinde yerlerini almıştır. İktidar ve ana muhalefet arasında, manevi değerlere sahip çıkma yarışı ve din istismarcılığı tartışması başlaması, sadece kara mizah örneği olarak değil, aynı zamanda siyasi zafiyet ve omurgasızlık örneği olarak da uzun süre hafızalardan silinmeyecektir. Birbirlerini Türk milletini korkutma aracı olarak kullanan, korkuları yarıştırarak ‘kötünün iyisi’ imajıyla siyasette yol almaya çalışan bu iki kutup, Türk milletinin iradesini parsellemeye ve bu yöntemle köhne siyasi yapılarını ayakta tutmaya çalışmaktadır.”

-“OTURMAYACAĞIZ DİNLENMEYECEĞİZ”-

Bahçeli milletin yaşananlardan ders ve sonuç çıkartacağını, pişmanlıklarını ve mağduriyetini göstermek için seçimde teveccühünü MHP kadrolarına yönelteceğini kaydeden Bahçeli, milletvekillerine ve adaylara ise şöyle seslendi:
“Oturmayacağız, beklemeyeceğiz, dinlenmeyeceğiz. Milletimize, komşumuza, arkadaşımıza, akrabamıza koşacağız. Herkesle kucaklaşacağız, vatandaşımızla tanışacağız, buluşacağız ve aramızdaki bütün sanal engelleri mutlaka kaldıracağız. Aziz vatandaşlarına mutlaka sandık başına gitmelerini, hiçbir telkin ve dayatmaya maruz kalmadan tamamen hür iradeleri ile oylarını mutlaka kullanmalarını, böylece vatandaşlık görevlerini yerine getirmelerini istiyorum. Her seçimin demokratik bir hak olduğu kadar, demokratik bir görev ve hatta vatandaşlık borcu olması da bu yüzdendir. Bu itibarla her seçmen siyasal bir tercihin ifadesi, her oy şahsi bir yöneliğin ve farklılığın tecellisi, kişiyi sorumlu vatandaş yapan en önemli göstergedir. Oy ise yalnızca kişinin siyasal tercih ve katılımının hukuki yetki belgesi değil aynı zamanda her bir seçmenin fikri ve siyasi namusunun, duruşunun ve anlayışının da belgesi demektir. Bu nedenle bu gerçeği yok sayarak seçmenin hür tercihini, çeşitli vasıtalarla ipotek koymaya çalışmak, cebren yönlendirmek, tehdit etmek, zorlamak, rüşvet vermek kabul edilemeyecek bir siyaset ahlaksızlığın göstergesidir.”

-“MHP’YE VERİLECEK HİÇBİR OY KARŞILIKSIZ KALMAYACAK”-

Vatandaşlık namusu bilinen siyaset tercihini sanal korkularla yönlendirmeye çalışmanın en büyük ahlaksızlık olacağını belirten Bahçeli, AKP ve CHP’nin, MHP’ye yer açmamak için seçmeni birbiriyle korkutmalarının bu kez millette karşılık bulmayacağını söyledi. Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi’nin değerli adaylarına verilecek hiçbir oy karşılıksız kalmayacaktır. Ve çirkef siyasetçilerin ağzından çıktığı gibi asla ve asla ziyan olmayacaktır. Seçilsin, seçilmesin, her verilmiş oy bir taraftan bizim namusumuz olacak daha kararlı bir tavır daha dik bir duruş, daha iyi bir hizmet ve geleceğe yönelik daha güçlü bir heyecan için bizlere cesaret verecektir. İnancımız odur ki, milletimiz, hiçbir oyun, hile, tuzak arayışında ve kimseyle işbirliği içinde olmayan Milliyetçi Harekete tecevvüh gösterecektir. Şahsiyetinin ve ahlakının belgesi olan oyunu hür tercihi ile kullanarak; iradesine ipotek koymayla yeltenen siyaset tüccarlarına ise mutlaka dersini verecektir. Demokratik bir imkan olan ‘oy pusulası’ haysiyet ve sorumluluk sahibi herkes için ‘ben de varım; böyle düşünüyorum, tercihim bu, kararım kesin’ diyebilenlerin iradesidir ve bir duruş ve namus göstergesidir” diye konuştu.

-“CARİ AÇIK EKONOMİYİ BÜTÇE AÇIĞI HÜKÜMETİ YIKAR”-

Ekonomideki gelişmeleri de değerlendiren Bahçeli AKP’nin iddia ettiğinin aksine, Türkiye’nin iç ve dış borcun ağırlığı altında olduğunu söyledi. Her üç kişiden ikisinin kredi kartı ya da başka bir borcun baskısı altında ezildiğini belirtti.

#diger .igg:link, #diger .igg:active, #diger .igg:visited {font-family:tahoma;font-size:12px;font-weight:bold;color:#446aca;text-decoration:underline;} #diger .igg:hover {font-family:tahoma;font-size:12px;font-weight:bold;color:#cb1717;text-decoration:underline;} #diger .nA:link, #diger .nA:active, #diger .nA:visited {font-family:tahoma;font-size:10px;font-weight:bold;color:#a9a9a9;text-decoration:none;} #diger .nA:hover {font-family:tahoma;font-size:10px;font-weight:bold;color:#a9a9a9;text-decoration:none;} #diger .nD:link, #diger .nD:active, #diger .nD:visited {font-family:tahoma;font-size:12px;font-weight:bold;color:#666666;text-decoration:none;} #diger .nD:hover {font-family:tahoma;font-size:12px;font-weight:bold;color:#666666;text-decoration:none;} #diger .i {border-bottom:1px solid #cecece;margin:0 20px 0 20px;padding:0 10px 0 10px;color:#666666;} #diger .iG {padding:0 10px 0 10px;color:#666666;}

Yorum Yapın